Anasayfa ABD Almanya Brezilya Fransa İngiltere İspanya İtalya Japonya Kanada Türkiye TÜMÜ+

Strict Standards: Only variables should be passed by reference in /home/hava/public_html/BOT/fonksiyonlar.php on line 25

Strict Standards: Only variables should be passed by reference in /home/hava/public_html/BOT/fonksiyonlar.php on line 25

Strict Standards: Only variables should be passed by reference in /home/hava/public_html/BOT/fonksiyonlar.php on line 25

Strict Standards: Only variables should be passed by reference in /home/hava/public_html/BOT/fonksiyonlar.php on line 25

Strict Standards: Only variables should be passed by reference in /home/hava/public_html/BOT/fonksiyonlar.php on line 25

Strict Standards: Only variables should be passed by reference in /home/hava/public_html/BOT/fonksiyonlar.php on line 25

Strict Standards: Only variables should be passed by reference in /home/hava/public_html/BOT/fonksiyonlar.php on line 25

Strict Standards: Only variables should be passed by reference in /home/hava/public_html/BOT/fonksiyonlar.php on line 25

Strict Standards: Only variables should be passed by reference in /home/hava/public_html/BOT/fonksiyonlar.php on line 25





En Yüksek En Düşük

Cumartesi Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. 6°C -1°C

Pazar Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. Bulutlu. 7°C 0°C

Pazartesi Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. Sabah sağanak yağmur. 7°C 1°C

Salı Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. Parçalı Bulutlu. 7°C 1°C

Çarşamba Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. Öğleden sonra gelişen yağmur. 7°C 2°C





Perşembe Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. Sabah sağanak yağmur. 7°C 0°C

Cuma Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. Parçalı Bulutlu. 7°C -1°C

Cumartesi Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. Parçalı Bulutlu. 6°C -2°C

Pazar Sabah saatlerinde bulutlu, öğleden sonra güneşli. Öğleden sonra sağanak yağmur 6°C -1°C

Karaburun Hakkında

    Warren Strickland ile konuşmamı ister misin? Azınlık partisi lideriyle konuşmanın anlamı yok. Sıkıntı kendi partimizin içinde. Kim biliyorsunuz. Seab Cooley. İhtiyar Seab ile bir anlaşmaya varabiliriz. Seab ile anlaşabiliriz diyor. Yanındaki kim? Stanley Danta. Stan, daima iş başında, değil mi? Senatodaki gelmiş geçmiş en iyi parti denetçimiz. Öyle dediğimi söyle. Gelmiş geçmiş en iyi parti denetçimiz olduğunu söylüyor. O parti denetçisinin, Seab Cooley'in tek bir şey karşılığı pazarlık yapacağını dediğini söyle. O da Leffingwell'in kellesi. Ne diyor, Bob? Seab'in bu konuda pazarlık yapmayacağını, ve haklı. Daha önce Cooley'in üstesinden geldik. Yine yapabiliriz. O zaman hemen işe başlasak iyi olur. Tom August ile başlayabilirsiniz mesela. Tom ne zaman Cooley'in safına geçti? Geçmedi. Ama Leffingwell taraftarı da değil. Dış İlişkiler Komisyonunun başkanı olduğu için ilişkileri sıcak tutmalıyız. Onu hemen arıyorum. İyi şanslar, Bobby. Vay canına. İşin dışında kalmak ister misin? Seninleyim, Bob. İmkansız bir atış yaptığına şüphe yok ama şu an elimden geldiği kadar onu desteklemek istiyorum. Elbette, biliyorum. Merhaba, Bob, Stan. Günaydın, senatör. İçeri buyurun. Yaklaşık . boy, çenede ufak bir gamze, siyah elbise, vizon şal. Üzgünüm. Bu tanıma uyan kimse görmedim. Niçin evlenmiyorsun, Lafe? Bir Birleşik Devletler senatörü sağlam bir evlilikle yaşamına istikrar kazandırmalı. Evlenirsem bir daha seçilemem. Beni senatoya gönderenler bekar anneler. Sen niye hayatına istikrar kazandırmıyorsun? Dul olmak ile bekar olmak arasında fark var. Dulların saygınlığı daha çok. Bu acayip işe ne diyorsun? Başkan onu aday göstermek için çıldırmış olmalı. Ama oyum ona. Ya arkadaşın Brig Anderson? Bizi yüzüstü bırakır mı? Leffingwell, onun enerji yasası tasarısına karşı çıkmıştı. Bu Brig'i etkilemez. Bu konuda değil. Oy hesabı yapmaya çalışıyorum. Brig'i arayıp emin olmaya ne dersin. Pekala, madem istiyorsun. Alo. Alo, Warren? Günaydın, Bob Munson. Erkenden nabız yoklamalarına başladın desene, Bob? Yoklanacak nabız çok. Sizin adayınız dostum, bizim değil. Senatonun sizin tarafından, Leffingwell lehine kaç oy çıkar? ile arası bir şey. Tabi onun için iyimser düşünecek olursak. Başkanın kendi kabinesini oluşturma hakkına rağmen mi? Bu taktiği kendi partinin üyeleri üzerinde dene. Mesela, Seab Cooley. Merhaba, Brig? Nasılsın bakalım? Kahvaltımın tam ortasındayım. Aklında ne var, Lafe? Başkanın ataması hakkında ne düşünüyorsun diye merak ettim sadece, delice ha? Öyle mi düşünüyorsun? Zorlu olacak. Buna şaşırmam. Bu konuda kızgın olabileceğini düşündüm. Niçin kızgın olacak mışım? Enerji yasa tasarısında sana verdiği sıkıntı yüzünden. Doğru ya, sıkıntı vermişti, değil mi? Senin için sorun değil yani? Bunu bilmek isteyen Bob Munson mı? Telefonunda kamera mı var yoksa? Bir saniye, Lafe. Gidiyor musun bebeğim? Evet. Beni hala seviyor musun? Evet. Ne kadar? Bu kadar. Servis saati geldi Brig. Okulda güzel vakit geçir, tatlım. Lafe? Evet. Bak, Leffingwell'e özel bir garezim yok ama şu an hiçbir şey için söz veremem. Bekleyip komisyon soruşturmasında söyleyeceklerini duymak istiyorum. Bunun dışında sadece, arkama yaslanıp Seab Cooley'in ortalığı ateşe vermesini izleyeceğim. Bu sabah cehennem ateşinden payını aldın mı, Seab? Evet, efendim, Sayın çoğunluk partisi lideri. Üzerine de viski ile su. Kulaklarımdan alevler çıktığını görmen gerek. Biraz konuşabilir miyiz? Bay Robert A. Leffingwell hakkındaysa yararsız bir konuşma olacak. Başkan, partimiz ve ben bu işe karışmazsan çok memnun oluruz. Başkana saygım var, partimi seviyorum seni de takdir ediyorum, Bay Çoğunluk Lideri. Tabi, inançlarıma ters düşmediği sürece. Bay Robert A. Leffingwell'in bizi mahvoluşa sürükleyeceğine inanıyorum. Hadi ama, derdini biliyoruz. Beş yıl önce bir soruşturma komisyonunda Leffingwell seni yalancı durumuna düşürmüştü. Kin gütmek için uzun süre Seab. Belki senin gibi genç biri için öyledir. Ama benim zaman anlayışıma göre, daha dün olmuş gibi. İyi günler beyler. İnsanı ürkütüyor, değil mi? Senatoda geçen tam yıl. Günaydın, Seab. Tam da randevu için ofisini arayacaktım. Çok yoğunum Fred. Biliyorum. Hepimiz çok çalışmalıyız ama Leffingwell'i koltuğa oturtacağız. Aranan adam o, Bob. Gerçekten o. Harika bir adam, çok yetenekli. Bu işin arkasına örgütümü koydum. Bir örgütün mü var? Dalga mı geçiyorsun? Sekiz şehrin yerel örgüt temsilcisi, barış örgütüm. Kiminle barış yapıyorsun? Kickapoo kabilesiyle mi? Barış fikrini komik mi buluyorsun? Bence Stan, Kızılderili ilişkileri alt komisyonunda olduğu için böyle diyor, değil mi, Stan? Birazdan yanınıza geleceğim. Fred, bu adamlar yoluna güller saçmaktan başka ne yapar? Danışman grubum. Bu günlerde, senatörlük mesleğini sadece bebekleri öpüp tokalaşarak elinde tutamazsın. Bob Soruşturma bir alt komisyon tarafından yürütülecek, değil mi? Tom August ile henüz görüşmedim. Planını bilmiyorum. Eğer öyle olursa Fazla zorlamak istemem ama öyle olursa Her kim alt komisyon başkanı olursa Leffingwell taraftarı olmalı, değil mi? Muhtemelen. Üzerime düşen zorlu görevleri yerine getirdim. Böyle bir konum için değerlendirilmeliyim. Fred, şu an sadece durumu kontrol altına almaya çalışıyorum. Biliyorum, ama başvurumu erkenden yapmak istedim. Öğleden sonra doğu grubumla buluşmak için New York'a uçmalıyım. Seni sonra aramama ne dersin? Evet. Öyle yap. Ara beni. Van Ackerman kendine binecek at arıyor. Onu bende bulamayacak. Nerede bulacağı önemli değil. Buraya ait değil, Bob. Eninde sonunda onu ayırmak zorunda kalacaksın. Kendi gidecek. Günaydın, Bess. Günaydın, senatör. Arayanlar. İlk olarak Leffingwell'i bağlamaya çalış. Tabi, efendim. Efendim, şu ana dek telgraf geldi. Çoğu Leffingwell lehine. Güzel. Günaydın, senatör. Günaydın. Leffingwell'lerin evi. Senatör Munson Bay Leffingwell'i arıyor. Senatör Munson mı? Bir dakika. Baba, Senatör Munson telefonda. Ne? Telefon. Senatör Munson. Ona dışarı çıktığımı söyle. Niye? Çünkü beni mecbur kılabilecek şeyler yapmamı isteyecek. Demek istediğim niye yalan söylememi istiyorsun? İçerdeysen, içerdesin, dışardaysan da dışarıda. Evlat, bu başkent Washington'a özgü bir yalan türü. Bunu yaparken, karşındaki yalan söylediğini bilir ve senin de, onun bunu bildiğini, bildiğini bilir. Anladın mı? Hayır. Senatör Munson anlayacaktır. Pekala, madem öyle diyorsun. Burada, değil. Dışarı çıkmış. Ona nasıl ulaşabilirim biliyor musunuz? Hayır, bayan. Nerede olabileceğini söylemedi. Anlıyorum, teşekkür ederim. Bay Leffingwell'e ulaşamıyorum. Pekala, Bess. Bu telefonlarla sırasıyla görüşeceğim. Tabi, efendim. Bizi atlatmaya çalıştığını bildiğimizi bilmiyor mu? Şu ana kadarki en iyi dışişleri bakanımız olabilir. Sana da bunlardan bir tane yapmamı ister misin? Teşekkürler, almayacağım. Tadı güzel. Dışişleri bakanı olmak istemiyor musun? Sence istemeli miyim? Büyük bir iş. Orası gerçek. Bence istemelisin. Niye? Bilirsin işte. Tüm bu sorunlar ve savaş gibi şeyler yüzünden. Belki bu konuda sen bir şey yapabilirsin. Denemek isterim. Ben de öyle düşünmüştüm. Denemeye değer. Merdivenden yukarı çıkarken sağınızdaki tabloya bakın. Bu tablo Meksika Savaşı'nın en çetin çarpışmalarından birini gösteriyor. Tabloda, Teğmen Lee ve Grant'i omuzaomuza savaşırken görmek ilginç gelebilir.

Şehir ya da ülke ara

Ülkeler

Hava durumu görmek isteğiniz ülkeyi seçmek için aşağıda resime tıklayınız.

Kıta seçerek detaylı yurtdışı tahminlerini öğrenebilirsiniz