Anasayfa ABD Almanya Brezilya Fransa İngiltere İspanya İtalya Japonya Kanada Türkiye TÜMÜ+





En Yüksek En Düşük





Gaziemir Hakkında

    Poysee şeftali temizleyicisi. Poysee mi? Bu çok içten oldu. Hep Temiz Tutun mu? Bunu ben de kullanabilirim. Diva Kasesi de nedir? Kahve yapmaya mı yarıyor yoksa? Anladıysam arap ola Ne çeşit şeyler kullanıyorsunuz siz? Olamaz! Selam. Sakın söyleme. Lauren. Lauren. Sende Bay Hooters. Jim. Yeleğinin altında ne var? Haber dergileri mi sadece? Hayır. Bunlar oğlum için. Vay canına. Ne kadar da ileri görüşlü bir annesin. Yatağının altında birkaç dergi sayfası buldum, sonra da yırtıp attım. İnternet yerine dergi kullanıyor demek. Eski usül takılıyor. Buna şapka çıkartırım işte. Neden yırtıp attın? Bir kadın olarak rahatsız oldum. Olmak zorunda değilsin. Büyümenin bir sonucu bu. Tamam ama kafasına bakıcısının resmini yapıştırmıştı. Bu kötü işte, yardıma ihtiyacı var. Önü kesilmesi gereken Dahmer Vakası. Benden duyduğun için özür dilerim. Çok komik. Senin de çocukların olsaydı kızım var. bunun ne kadar karmaşık olduğunu anlardın. tane kızın mı var? Evet. Başka bir çocuk var mı yoksa sadece otuzbirci mi var? Bir tane küçük kardeşi var. Umarım şansın o çocukla yaver gider. Şaka yapıyorum sadece. Oğlun görmeden, yerine yenilerini koymak için mi geldin? Evet ama hangi dergiden olduğunu bilmiyorum. Hepsinden almaya Yırttıklarından arta kalan bir şey var mı? Evet, var. Tekrar yapıştırmaya çalışmıştım. İyi iş çıkarmışsın. Hiç belli olmuyor. Pıtış Dergisi. Nereden anladın? Zımbaların yerinden ve sayfaların elde bıraktığı histen. Ki aynısı bende de var. Yumruk çakalım mı? Evet, o. Harika. Baksana, düşündüm de, ikimizide utançtan kurtaracak bir şey yapalım. Ben onu sen de bunu kasiyere götür. Bunlar kızın için mi? Evet, yaşında ve bir arkadaşı aylık ziyaretine gelmiş. Bunlar büyük arkadaşlar içindir. Önemli arkadaşlar kızınkinden daha büyük oda da kalırlar. Anlamadım. Şimdi anladım. Çak bakalım! Hayır. Hayır. Tamam, kabul ettin demek. Toplamda $. Merhaba, ben Tom. Buyrun para üstünüz. Merhaba, ben Tom. Evet, söylemiştiniz. Sıradaki. İnce belli olduğum günleri hatırladım. Sen de kegel hareketlerini yapıyor olmalısın. Şimdilerde bunlardan altı tane birden kullanmam gerekiyor. Tamam, devam edelim. Evet, benimkiler de bunlar. Kartla çekelim. Akşam kamışa suyu yürüteceksin demek? Benim değil. Onun çocuğu için. Çok ileri görüşlü bir anneymişsin. Evet, ben de ona bunu söylemiştim. Neden yaptın bunu? Özür dilerim. Sorunun ne senin? Hemen seni bu durumdan kurtarayım. Bu konuda, çocukları evde eğitmek istediği için aldı da. Her şey tamam mı? Eve gidip, oğlunu hazırlaması gerekiyor. Kendinize iyi bakın. Oldu. Merhaba, ben Tom. Beni oracıkta sattığın için çok teşekkür ederim. Bir şey anlamadı bile. Paniklemiştim, özür dilerim. Fark ettim onu. Teşekkür ederim. tane kızın olduğuna inanamıyorum. Ne demek oluyor bu? Seni kızla birlikte hayal edemiyorum sadece. Etme o zaman. Özür dilerim. İsimleri nedir? Hilary, Lou ve ESPN. Espin. Duyulmamış bir isim. İncilde geçiyor mu? Hayır. En sevdiğim kanalın ismi. ESPN. Yok artık! Aynen öyle. Ne? Oldukça havalı bir şey. Aman tanrım. Karın çok anlayışlı biri olmalı. Anlayışlıydı. Kocan da bu tür işlerde çok sabırlı olmalı. Yüzbaşı Peynir Çubuğu'ndan bir laf sokma daha. Hooters senin fazlasıyla iyiydi. Seni bir daha asla oraya götürmezdim. Öyleyse Hooters'suz yaşamayı öğrenmek zorundayım. Şimdiye kadar oldukça iyi dayanmışsın! Bu hiç mantıklı olmadı. Bu kadar büyük olduklarını fark etmemiştim. Boşversene. Çocuklar, ne yazık ki babanız bir iş gezisine gitmek zorunda kaldı. Rafting meselesini önümüzdeki yaz tatiline ertelemek zorundayız. Ne? Bir hafta boyunca hiçbir şey yapmadan burada mı kalacağız. Bazı planlarım var. Açıkçası harika planlar. Ne mesela? Bowling ve alışveriş merkezine gitmek gibi mi? Nereden bildiniz? Kesin babamdır! Bizi de iş gezisine götürmeye gelmiştir belki. Merhaba. Anneniz evde mi? Ne demek annen evde mi? Kimsin sen? Ben Jim. Jim mi? Jim@dsg.com olan Jim mi? Ne bu randevu hattı mı? Evet, ben oyum. Ne istiyorsun? Annenizle konuşmak istiyorum. Önemli bir şey değil. Senden hoşlanmadığını söyledi. İnan bana Frodo, ben de ondan hoşlanmıyorum. Maalesef onunla halletmem gereken bir şeyler var. Brendan, gelen kimmiş tatlım? Selam. Jim? Yalan söyledin. Yalancı, ondan hoşlanıyorsun. Yalan söylemedim, tatlım. O şaklabanın teki. Tıpkı söylediğim gibi. Bir daha benimle konuşma. Asla! Ne? Lütfen ama tatlım! Ne oluyor ya? Harika. Otuzbirci hangisi? Büyük olan mı? Burada ne arıyorsun? Ne istiyorsun? Mağazadaki yanlı moruk kartlarımızı karıştırmış. Bu imkânsız çünkü ben kartlarıma çok dikkat ederim. Renklerine göre özel olarak ayırırım. Tamam ama bu kiminse ona vermek zorundayım. Lauren Reynolds. Onu tanıyor musun? Daha önce tanıştın mı? Tanrım. Son zamanlarda neyim var bilmiyorum. Aklımı kaybediyormuş gibi hissediyorum. İçeri gel. Bir dakika. Burada oturduğumu nereden biliyorsun? Adını googledan arattım. Karşıma Dolap Kraliçeleri çıktı. Lezbiyen misin? Hayır. Dolapları düzenliyoruz. Bu işte en iyisi olduğumuz için de kraliçe oluyoruz. Dolap Kraliçeleri. Resminiz kafamı karıştırmış olmalı. Ne resmi? Ah şu küçük veletler yok mu! Kız arkadaşın çıktığımızı biliyor muydu? Beni öldürür mü? Çatlak birine benziyor da. Lauren! İşte geldi. Seninle konuşacaklarımız var. Ona hiç dokunmadım. Benden iğreniyor. Ne? Ne, ne? Jen, ne oldu? Dick ile aramızdaki her şey bitti. Bitti mi? Dick'den hoşlanmadığını sanıyordum. Ama birbirinize SS demeye başlamıştınız. SS Televizyonda görmüştüm. Hoşunuza gidiyor sanırsam bu. Affedersin ama sen kimsin? Bir şeyleri tamir etmeye mi geldin buraya? Öyleyse gidip işini yapsan iyi olur. Ben Jim'im ve bir tehdit teşkil etmiyorum. Jim mi? Kötü randevu çocuğu. Berbat biri olduğunu söylemiştin. Öyle zaten. Tombul salağın teki olduğunu söylemiştin. Evet. Sanki çok süt içiyormuş gibi olan balgamlı sesinden bahsetmemiştin. Biliyorum ama Ben de buradayım bayanlar. Her şeyi duyabiliyorum. Kartlarımız karışmış sadece. Onu halletmeye çalışıyoruz. Dick'le aranızda ne oldu? Eşekten düşmüşe döndüm. Evliymiş, değil mi? Daha da kötüsü, çocukları varmış. Hâlâ buradasın. Neden? Hâlâ kartımı vermedin. Neden? Bir saniye. Çocukları var diye mi ayrıldın yani? Tam tane çocuğu varmış. tane. Neyim ben, Julie Andrews mı? Elbise dikip, Nazilerden kaçmak için şarkı mı söyleyeceğim? Takımın parçası olmayı isteyip istemediğimi sordu. Hayır, istemiyorum. Tatile çıkıp, Dick ile başbaşa kalsanız iyi olur bence. Yok öyle bir şey. Çocukların da bizimle gelmesini istiyormuş. Sessiz sakin bir ortamda onlarla tanışmamı istiyormuş. çocuk mu? Soyadı Theodopolis mi? Evet. Bu inanılmaz bir şey. O benim patronum. Dick Spor Malzemeleri'nin sahibidir kendisi. Ridgefield'deki şubeyi ben işletiyorum. Tabii ki de. Dick yanına bir sürü insan alıyor ve onları bazı şeylerin başına yönetici yapıyor. Böylelikle o insanlar da kendilerine kartvizit çıkarıp önemli biriymiş gibi hissedebiliyorlar. Aferin sana! Bu her şeyi açıklıyor. Bu bir çok şeyi açıklıyor. Aslında ben Dolap Kraliçelerine başvuru yapmıştım ama onlar çoktan başka bir gorili işe aldıklarını söylemişti. Tiroit hastalığım var. Seni nereye götürecekti? Afrika'ya. İnanılmaz bir şey olacaktı. Baksana şuna. Güneş, sahil, safari Aman tanrım! Şunlara bakın hele! Seni çok seviyormuş. Gidemediğine üzüldüm.

Şehir ya da ülke ara

Ülkeler

Hava durumu görmek isteğiniz ülkeyi seçmek için aşağıda resime tıklayınız.

Kıta seçerek detaylı yurtdışı tahminlerini öğrenebilirsiniz